Haber: Gençağa KARAFAZLI

(RİZE) - DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Rize'de yaptığı konuşmada, "Adalet olmayınca, hukuk olmayınca ekonomi olmaz diyoruz. Ehil ve dürüst kadrolar ekonominin başına gelmedikçe, ülkeyi hem işini bilen hem de dosdoğru insanlar yönetmedikçe ülkenin ekonomisi düzelmez diyoruz. Kararlar istişareyle alınmadan ülkenin ekonomisi düzelmez diyoruz" ifadelerini kullandı.

DEVA Parti Genel Başkanı Ali Babacan, çeşitli temaslarda bulunduğu Rize'de gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Ekonomiye ilişkin sorular üzerine Babacan, ciddi sıkıntılar yaşandığını ifade ederek, "Ekonomi kendi başına ayrı, izole bir alan değil. En önemlisi de adalet ve hukukla ilgili sıkıntılar. Çünkü biz hep şunu söylüyoruz, adalet olmayınca, hukuk olmayınca ekonomi olmaz diyoruz. Ehil ve dürüst kadrolar ekonominin başına gelmedikçe, ülkeyi hem işini bilen hem de dost doğru insanlar yönetmedikçe ülkenin ekonomisi düzelmez diyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Babacan, şöyle devam etti:

"İşte tam da bu sebeple biz ekonominin başına gelmeye değil, ülkenin başına gelmeye talibiz. Bunun için yoğun bir çalışma başlatmış durumdayız. ve inşallah önümüzdeki seçimlere giderken aynı hedefi paylaştığımız, aynı ilkeleri paylaştığımız dostlarımızla beraber vatandaşımızın karşısına yepyeni bir alternatifle çıkacağız. Ülkeyi en iyi şekilde yönetmeye, sorunlarını çözmeye talip güçlü bir alternatif olarak vatandaşlarımızın karşısına çıkacağız. İnşallah göreceksiniz ki bu ülkenin çözülmeyecek hiçbir sorunu yok. Hiçbir sorunu yok. Zor olanları inşallah çabuk çözeriz, imkansız denilenler de biraz zaman alabilir. Ama her sorun inşallah illaki çözülür."

"DÜNYAYLA EN ÇOK BAĞLANTISI OLAN ÜLKEDİR TÜRKİYE"

Türkiye'nin büyük bir potansiyele sahip olduğuna işaret eden Babacan, "Avrupa'nın en büyük toprakları bizim. Avrupa'nın en büyük tarım alanları bizim. Avrupa'nın en büyük ve en genç nüfusu bizim. Çin'den ve Amerika'dan sonra dünyada en çok büyükelçiliği, başkonsolosluğu olan, dünyayla en çok bağlantısı olan ülkedir Türkiye. Dolayısıyla bu büyük potansiyeli harekete geçirmek için sadece ve sadece ülkenin iyi yönetilmesi gerekiyor. Ama topyekun iyi yönetilmesi gerekiyor. Çünkü sadece adalet ve hukuk meseleleri değil, eğitim olmayınca da ekonomi olmaz. Sapasağlam bir eğitim sistemimiz olacak ki oradan mezun olan gençler üretsinler, çalışsınlar, katma değer üretsinler ve ülkemizin büyümesine daha çok katkıda bulunsunlar" diye konuştu.

"GENÇLERİN YÜZDE 60'I YARINLARINI BAŞKA ÜLKELERDE KURMA HAYALİNİ TAŞIYORLAR"

Gençlerin yaşadığı sorunlara ilişkin de Babacan, şunları söyledi:

"Şimdi gençlerimiz üniversiteye girmekte zorluk çekiyor. Bir kısmı giremiyor. Üniversiteden mezun oluyorlar, iş bulmakta zorluk çekiyorlar. İş buluyorlar, bugünkü asgari ücretle ya da asgari ücretin bir miktar üstündeki bir maaşla evlenip ev sahibi olmak, yuva sahibi olmak mümkün değil. Maalesef Türkiye'de evlilik yaşı, gençlerin ilk evlenme yaşı ortalamada erkeklerde çıkmış 29 yaşına, kadınlarda çıkmış 26 yaşına. Doğurganlık hızı da 1,40'lara düşmüş durumda Türkiye'de. Yani bu Avrupa'nın bazı ülkelerinden de düşük demek. İnsanlar ne zaman ki geleceğe güvenle bakar, o zaman evlenmek, yuva kurmak ve çocuk sahibi olmak ister. Ama ne zaman ki yarınlarından endişe ederler, o zaman hem evlenmek hem çocuk sahibi olmak insanlara zor gelir. Şu anda Türkiye'de yaşayan gençlerin maalesef en az yüzde 60'ı yarınlarını başka ülkelerde kurma hayalini taşıyorlar. Türkiye kaçmak isteyenlerin, gitmek isteyenlerin ama gitmek isteyip de gidemeyenlerin ülkesi haline de döndü maalesef."